Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/12147 E. 2012/35125 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12147
KARAR NO : 2012/35125
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Sanığın, katılanın çocuklarını çalışmak için yurt dışına göndereceğini ve bunun için masraf adı altında katılandan 2,5 milyar para almaktan ibaret eyleminin mahkemece dolandırıcılık olarak kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, hileli harekete konu paranın başlangıçta 2,5 milyar olması karşısında bu paranın değişik zamanlarda ödenmesi nedeniyle TCK’nun 43.maddesinin şartları mevcut olmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkındaki 15.10.2005 tarihinde kesinleşen hırsızlık suçundan 25.05.2004 tarihinde Yalova 2.Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü tekerrüre esas olduğu nazara alınmadan yanlış değerlendirme ile TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kararın hüküm kısmından 5237 Sayılı Yasanın 58.maddesinin tatbikine yer olmadığına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanığa hükmolunan hapis cezasının TCK’nun 58/6-son maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.