Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/12357 E. 2012/34896 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12357
KARAR NO : 2012/34896
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında katılan …’in adı ve soyadı gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/1-b maddesine aykırı davranılmış ise de, bu hususun mahallinde ilavesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın kendisine ait olup ruhsatı başkası üzerine olan aracı katılana 10.000 TL karşılığında sattığı, katılanın 1.000 TL’yi peşin ödediği, kalan kısım için 9 adet 1.000 er TL’lik senet verdiği, senetlerden iki adedini süresinde ödediği, diğer senetleri ise zamanında ödeyememesi üzerine aracı sanığa iade ederek kalan senetlerini geri almak istediği, sanığın aracın tamiri için yaptığı masraf karşılığında katılandan 500 TL’lik iki adet senet alarak aracını geri alıp katılana ait 7 adet senedi iade ettiği, daha sonra aracı üçüncü bir kişiye sattığı şeklindeki eylemin bütün olarak hukuki ihtilaf teşkil ettiği anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2012 günüde oybirliğiyle karar verildi.