Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/12481 E. 2012/35865 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12481
KARAR NO : 2012/35865
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 58.maddesinin uygulanmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, evinin önünde oturmakta olan müştekinin yanına yaklaşıp “babamız öldü zekat dağıtıyoruz” diye yakınlık kurdukları, müştekinin yaşlılığından ve yabancı ülke parası konusundaki bilgi eksikliğinden yararlanarak ellerindeki Peru parasını verip, “bu para çok kıymetli bunu al bize yol parası ver” dedikleri, paranın değerli olduğu konusunda ikna olan müştekinin evinde bulunan 5 adet çeyrek, 1 adet yarım altını sanıklara verdiği, altınları alan sanıkların kaçtığı, bu şekilde sanıkların hile kullanarak haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6.maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün birinci bendine “TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca” ibaresi eklenmesi, hükümde yer alan “15 gün karşılığı günlüğü 20.00 YTL’den olmak üzere 300.00’er YTL adli para cezası ile cezalandırılmaları” ifadesinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılması ve hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.