YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12875
KARAR NO : 2012/36113
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın Adana ve Osmaniye’de düğünlerinin olduğunu minibüs gerektiğini söylediği ve 250 TL’ye anlaştıkları,sanığın 200 Euro bozduracağını söylemesi üzerine şikayetçi …’le birlikte 200 Euro’yu sanığın babasından almaya gittikleri,sanığın şikayetçi …’e “200 Euro’nun karşılığı olan 320 TL’yi bana ver,1 tl yaparak zarflara koyayım diyerek şikayetçiden 320 TL’yi alarak ortadan kaybolduğu anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Sanık hakkında hapisten çevrilen adli para cezasının tayini sırasında belirlenen 300 gün karşılığı adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 tl’den adli para cezasına çevrilmesi sırasında 6000 tl yerine 3000 tl adli para cezası olarak tayini maddi hata olup sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacağından cezanın eksik tayin edilmesi,
2-Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve belirlenen sonuç gün ile sanığın bir gün karşılığı ödeyeceği miktarın belirlenip çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen 5 gün karşılığı adli para cezasının paraya çevrilerek bunun üzerinden 62.maddeye göre 1/6 oranında indirim uygulanması suretiyle TCK’ nın 61/8 maddesine aykırı olarak fazla ceza tayini,
3-Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99.maddesine göre cezaların diğerinden bağımsız olması, birden fazla hükümdeki cezaların toplanmasının infazı sırasında yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde cezaların içtima ettirilmesi,
5-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; cezaların içtima ettirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması, maddi hata olarak belirlenen 3083 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bölümün karardan çıkartılması 6000 TL para cezası ve 80 TL gün para cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.