YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13175
KARAR NO : 2012/36804
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde hapis ve adli para cezaları birlikte öngörüldüğü halde sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılanın … yerine gelerek eşi için dizüstü bilgisayar almak istediğini ve fiyat listesini eşine göstereceğini söyleyerek buradan ayrılan sanığın, 02/02/2008 tarihinde kullanmakta olduğu cep telefonundan katılanı arayarak Ezine Devlet Hastanesinde yatmakta olan annesinin yanında bulunduğunu, … marka bilgisayarı beğendiğini, 2600 TL karşılığında satın almayı kabul ettiğini, ancak Çanakkale’ye gelemeyeceğini, bilgisayarın hastaneye getirilmesi durumunda yol masrafını karşılayacağını bildirdiği, bunun üzerine katılanın, sanığın sipariş ettiği bilgisayarı alarak Ezine Devlet Hastanesine getirdiği, bilgisayarı teslim alan sanığın İsviçre frangı olarak bildirdiği ancak aslında değeri bulunmayan toplam 3000 Madagaskar Frangını 3120 TL
karşılığı olarak katılana verdiği, katılanın geriye ödemesi gereken 560 TL’ yi ise 04/02/2008 tarihinde işyerine gelip alacağını bildirmesi şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın tekerrüre esas nitelikte birden fazla mahkumiyetinin bulunması karşısında en ağırının tekerrüre esas alınması gerekirken iki mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
2- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “tekerrüre esas alınan Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/09/2007 tarih ve 2002/208 E 2007/85 K sayılı ilamına ilişkin ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine ilişkin bölümlerin çıkartılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.