Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13186 E. 2012/36627 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13186
KARAR NO : 2012/36627
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın şikayetçiye ait kuyumcu dükkanına gelerek Kuyumcular Odasının 19.08.2006 tarihli raporundan da anlaşıldığı üzere, kuyumcu ustaları tarafından profesyonelce hazırlanmış sahte bilezikleri satıp parasını alamak suretiyle şikayetçinin zararına ve kendisinin menfaatine olacak şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sonucu olarak 5237 sayılı TCK’ nın 53. maddesinde sayılan haklardan yoksunluğa karar verilirken aynı maddenin 1.fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğuna koşullu salıverme tarihine kadar karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 Sayılı TCK’nun 58/7 maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108.maddesinin 4-5 ve 6.fıkralarında ise “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir” denmiştir. Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, aynı yasanın 107.maddesinin 11.fıkrasından da anlaşılacağı üzere hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olmasına rağmen mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58/7 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin ve koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin de belirlenmesi,Yasaya aykırı görüldüğünden hükmün CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “ancak sanığın önceki cezası 1.865.294.000 TL ağır para cezası olduğundan bugün itibariyle 5275 Sayılı Yasanın 108/2 maddesi gereğince bu sebeple koşullu salıverme süresine eklenecek miktar 18 günden fazla olamayacağının infaz sırasında nazara alınmasına, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra 5275 Sayılı TCK 108/4-5 maddesi gereğince 1 yıl denetim süresine tabi kılınarak denetimli serbestlik hükümleri uygulanmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK’nun 58/7 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasının 3.bendinin çıkartılarak yerine “TCK’nun 53/1-a,b,d,e bendinde yer alan haklardan hükmün infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nun 53/1-c bendinde yer alan haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.