YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13282
KARAR NO : 2012/36958
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin kendisine ait motorsikletin çalınması üzerine, sanıkların motosikleti Ödemiş’li Süleyman isimli birisinde gördüklerini söyleyip, birlikte geri getirebileceklerini vaat ederek, müştekinin temin ettiği ikinci bir motor ile müştekinin yanından ayrıldıkları, daha sonra geri dönerek motoru bulduklarını ve gördüklerini,300 YTL’ye geri alabileceklerini söyleyerek bu parayı aldıkları, sanıkların motosikleti bulamadıkları ve kimseyle görüşmedikleri halde müştekiyi dolandırmak için hileli davranışlar ile motosikleti bulduklarını söyledikleri şeklinde gerçekleşen eylemde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık … hakkında temel cezayı tayin edilirken, hapis cezasının alt sınırdan uygulanmasına rağmen, adli para cezasını gerekçe göstermeden alt sınırdan uzaklaşarak tayin edilmesi;
Dolandırıcılık suçundan temel ceza belirlenirken adli para cezası gün olarak tayin edilip artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra bulunacak miktarın 5237 Sayılı TCK’nun 52/2.madde ve fıkrası gereğince 20-100 TL arasında arasında belirlenecek miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezası üzerinden indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Sanıklar hakkında, 5237 Sayılı TCK’nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabilceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322.Maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322. maddesine göre, sanık … hakkında adli para cezasının belirlenmesi esnasında hükmolunan “20 gün” , “400 YTL” ve “333” YTL terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ,”100 TL”,”4 gün” ve (4 gün X 20 TL = 80.00 TL) 80 TL adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle ve sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.