Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13402 E. 2012/38391 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13402
KARAR NO : 2012/38391
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Olay günü dükkan sahibi olan mağdurun dükkanını geçici olarak bakması için bıraktığı berber çırağı olan yaşı küçük …’nun yanına gelen sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen başka bir şahıs bulunduğu halde içeriye girerek servisten geldiğini, bilgisayarı tamire götüreceğini söylemesi üzerine yaşı küçük tanığın sahibinin haberi olmadan veremeyeceğini söylediği, sanığın sahibinin haberi olduğunu söyleyerek bilgisayarın fişini çekip alarak götürdüğü iddia ve kabul olunduğu somut olayda, cezai sorumluluğu olmayan oniki yaşını bitirmemiş çocukların yapılan hileli hareketlerin anlam ve sonuçlarını algılayabilecek bir yeteneğe sahip olmamaları nedeniyle iradelerinin sakatlanmasından, dolayısıyla dolandırılmalarından söz edilemeyeceği, bu halde eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilerek, yaşı küçük …’ya ait nüfus kayıt örneği celp edilerek suç tarihi itibariyle 12 yaşını tamamlayıp tamamlamadığı tespit olunarak duruma göre sanığın hukuki durumunun tayin olunması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.