YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13969
KARAR NO : 2012/37939
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında TCK’nın 158/1-e maddesinden dava açılmış olup, Cumhuriyet savcısının aynı yasanın 157. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair sanıkların bulunduğu oturumda verdiği mütalaya karşı sanıkların savunma yapmış olmaları karşısında, ayrıca ek savunma hakkı verilmemesi sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın … plakalı kamyonunun satışı için internetten ilan verdiği, sanık …’ın telefonla katılanı arayıp irtibat kurduğu, hac dönüşü kaza yaptığını, ayağındaki platin nedeniyle yürüyemediğini, gerekirse mazot parasını verebileceğini belirterek, katılanı yanına çağırdığı, Karşıyaka ilçesinde, katılanı sanık …’ın karşıladığı, sanık
büroya gittiğinde diğer sanıkların da orada olduğu, 24.500 TL olarak anlaşma yapıldığı, 2.500 TL paranın peşin olarak verildiği, geri kalan için ise 07/03/2008 tarihli senet düzenlendiği, senedin sanık … tarafından imzalandığı, sanıkların, gerçekte olmayan Kartem temizlik şirketi adına kartvizitler bastırdıkları, katılanın, sanık … adına, satış için vekaletname verdiği, katılanın, birkaç gün sonra bana 4.000.00 TL daha lazım demesi üzerine, sanık …’ın cuma günü gel vereyim dediği, katılan, belirtilen günde işyerine gittiyse de kapalı olduğunu gördüğü, sanık …’ı telefonla aradığı, bu sanığın, eşi sanık …’ın annesinin vefatı nedeniyle Manisa ilinde olduklarını söyledi, katılanın buna inandığı ve bir hafta sonra tekrar işyerine geldiği, sanık …’ın, cenaze işleri nedeniyle birkaç gün de süre vermesini istediği, bunu da kabul eden sanığın birkaç gün sonra işyerine geldiğinde, işyerinin boşaltılmış olduğunu, kendisi gibi mağdur olan kişilerin, işyeri önünde beklediklerini gördüğü, bu saatten sonra katılanın sanıklara ulaşamadığı, aracın, kısa bir süre içinde Manisa’da bir başkasına değerinin çok altında ve 15.500.00 TL gibi bir fiyatla satıldığı, sanıklar hakkında, aynı yöntemle başka mağdurlara karşı yapılan dolandırıcılık eylemleri nedeniyle birçok soruşturma yürütüldüğü, söz konusu işyerinin sanıklar tarafından gösteriş amaçlı olarak hazırlandığı, katılanın, hile kullanılarak, oyalanarak, ödenmeyecek olan bir senet düzenlenerek kandırılarak haksız menfaat temin edilen olayda, serbest meslek sahibi olmayan veya böyle bir faaliyet yürütmeyen sanıkların basit dolandırıcılık suçunu işlediklerine ve sanık …’ın diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.