Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13970 E. 2012/37935 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13970
KARAR NO : 2012/37935
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından; katılma talebi bulunmayan müştekinin katılmasına karar verilmesindeki isabetsizlik, bu hususun sonuca etkili olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında belirlenen gün sayısı, paraya çevrilirken sevk maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin işyerine giderek, oğlunun Şırnakta askerdeyken şehit düştüğünü, bu nedenle … okutacağını, yapılacak yemekler için tavuk gerektiğini, veresiye verip veremeyeceklerini müştekiye sorduğu, normal koşullarda veresiye çalışılmadığı halde müştekinin anlatılan bu hikayeden etkilenerek 780.00 TL değerindeki pilici araçla sanığın evine kadar gönderdiği, sanığın parayı evde vereceğini belirttiği, eve gidildikten sonra eşinin Afyon ilinde olduğunu, iki saate kadar geleceğini, iki saat sonra gelinmesi halinde parayı verebileceğini söylediği, belirtilen saatte gidilmesine rağmen, eşinin gelmediğini belirterek parayı ödemediği, nüfus kaydına göre, sanığın yaşları küçük iki oğlunun bulunduğu,
şehit olan çocuğunun bulunmadığı, belirtilen tarihte … de okutulmadığı, yargılama sonuna kadar müştekinin zararının da giderilmediği olayda, sanığın hileli hareketlerle, kendi lehine ve müştekinin zararına haksız menfaat temin etmiş olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dolandırıcılık suçundan hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nun 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde gün adli para cezasının belirlenmesinden sonra TCK’nın 52. maddesine göre günlük 20.00 TL hesabıyla adli para cezasının bulunmasından sonra takdiri indirim yapılarak sanığa fazla ceza tayini, kabule göre de, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası ( TL ) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2, 62. maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 833.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin hüküm kısmından çıkarılarak, yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince verilen temel ceza 5 gün indirim sonucu 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak ve hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.