Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14016 E. 2012/38158 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14016
KARAR NO : 2012/38158
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun 11.11.1989 doğumlu olup, sorgusunun yapıldığı hükmün tebliğ olduğu tarihlerde on sekiz yaşından büyük olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2.maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, katılan ile suça sürüklenen çocuğun cezaevinde aynı koğuşta kaldığı, suça sürüklenen çocuğun, katılandan habersiz toplam 80 ve 140. TL olmak üzere toplam 220 TL’yi iki adet dilekçe ile katılanın cezaevi emanetindeki hesabından kendi hesabına aktardığı iddia edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.