YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14111
KARAR NO : 2012/38678
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Mühür Bozmak, Suç Eşyasını Bilerek Satın Almak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; MKE Kurumu Hurda İşletme Müdürlüğünde teknik şef olarak çalışan müşteki …’nın kamu kurum ve kuruluşlarındaki hurda malzemeleri hurda müdürlüklerine sevk etmek için görevli olarak çeşitli illere gittiği, 24.10.2005 günü Tokat GOP Üniversitesinin yazılı isteği üzerine gelerek Taşlıçiftlik kampüsünde bulunan alanda ambar memuru … ve sanık … ile birlikte gerekli sayımı yapıp, malzeme tesbitinde bulundukları, 25.10.2005 günü MKE hurda işletmesi müdürlüğünden sanık …’in vekili olduğu … Nakliyat isimli şirketin GOP Üniversitesinin hurda malzemelerinin nakliye işini aldığı,bu nedenle sanık …’in telefon görüşmesi yapıp üniversiteden hurdaları aldıktan sonra Kırıkkale’ye götürmek üzere nakliye işini yapması amacıyla nakliyecilik yapan sanık … … anlaştığı telefon görüşmesinden sonra sanık …’in … ve yanında çalışan … ile buluşup üniversiteye gittikleri, 25.10.2005 tarihli hurda malzeme teslim ve tesellüm tutanağı ile Kırıkkale MKE Hurda Müdürlüğüne teslim edilmek üzere sanık …’in … plaka sayılı kamyonuna yüklenip mühürlendikten sonra kantara götürülerek tartılıp teslim edildiği, yapılan tartı sonucu hurda Esas No : 2011/14111 malzemenin 8180 kg olduğunun tesbit edildiği, daha sonra sanık …’in talimatıyla sanık … ile sanık …’ın hurdaları satmak amacıyla sanayide hurda alımı yapan sanık …’nın işyerine gidip hurda çinkolarının olduğunu ve satmak istediklerini bildirip pazarlık yaptıkları,yapılan pazarlık sonucu hurda çinkoların miktarını belirlemek amacıyla kamyonla kantara gidip daha sonra eşyanın saklanması ve varlığının aynen korunmasını sağlamak için yapılan resmi mühürleri sanıklar … ve …’un yine sanık …’in talimatıyla keserek hurda çinkoları boşalttıkları, boşaltılan çinkoların 2.400 TL değerinde ve 3 ton olduğunun tesbit edildiği, boşaltma sırasında sanık …’in hurda işyerine gelerek … ve …la konuştuğu, hurda malzemelerin Tokat İlinde Niğdeliler Hurdacılık isimli işyerine indirilerek boşaltıldığının bildirilmesi üzerine müşteki …’nın Emniyet Müdürlüğüne giderek ihbarda bulunduğu akabinde suça konu kamyona ve hurda çinkolara kolluk güçlerince el konulduğu olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mühür bozma, suç eşyasını bilerek satın alma suçlarının oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mükerrir olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.