Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14156 E. 2012/38929 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14156
KARAR NO : 2012/38929
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, eşi olan …’ ın … şubesi nezdindeki çek hesabından, 30.04.2006 keşide tarihli 2.500 TL bedelli çeki, sanığın eşi tarafından verilen ve çek tanzim etme yetkisi içeren Kayseri 3. Noterliğinin 03.01.2005 tarih ve … yevmiye numaralı vekaletnamesine dayanarak keşide edip aralarındaki alış verişe istinaden katılana verdiği, söz konusu çekin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibinde sanığın eşi olan …’ın imzaya itiraz ederek takibin durdurulması için dava açtığı şeklindeki eylemde, sanığın eşi tarafından verilen ve çek tanzim edip imzalama yetkisi içeren vekaletnamaye dayanarak bahse konu çeki imzalaması karşısında hileli bir hareketinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.