YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14409
KARAR NO : 2012/39356
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılan … Genel Müdürlüğü ile yaptığı bayilik sözleşmesi gereğince, suç tarihi itibariyle kurum hesabına yatırması gereken 5.965.29.TL parayı yatırmamak ve 3.295.00 TL kısmını soruşturma sırasında ödemesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın katılanın zararının tamamını ödemediği halde hakkında TCK’nın 168. madesinin uygulanarak cezadan indirim yapılması ve koşulları bulunuduğu halde sanık hakında TCK”nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-)Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-)Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde, 60 gün karşılığı adli para cezası yerine, 5 gün karşılığı adli para cezası, denilip 168/1 ve 62. maddeleriyle indirim sonucu 1 gün adli para cezasının 52/2 madde ile uygulama sonunda 320.00 TL yerine 20.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafa 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının a.b.d bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/06/2012 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.