YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14446
KARAR NO : 2012/40130
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’ın 50 adet üçlü burma ve 48 adet makine üç köşe tabir edilen toplam 98 adet sahte bilezikle …’ye gelip sanık …’un müdürü olduğu otele yerleştiği, iki sanığın fikir ve irade birliği yaparak söz konusu bilezikleri bozdurmaya karar verdikleri, sanık …’ın bu bileziklerden 2 adedini sanık …’e vererek bozdurması için müştekinin görev yaptığı kuyumcuya gönderdiği, bileziklerin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık … ve ardından da …’ın yakalandığı olayda, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 157/1 maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.