YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14551
KARAR NO : 2012/39681
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; bel fıtığı rahatsızlığı olup, ameliyat olması gereken ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan …’ın, akrabası olan diğer sanık …’ın yeşil kartını rızasıyla alarak, …’a ait sağlık karnesi ile hastaneye başvuruda bulunup ameliyat olduğu, ameliyat öncesi 490,25 TL tutarında tahlil yaptırıp, kamu kurumu olan … Devlet Hastanesini zarara uğrattığı iddia olunmasına karşın, sanık savunmasında 3,5 yıldır bel fıtığı nedeniyle rahatsız olduğunu, daha evvel yeşil kartı bulunduğunu ancak üzerine aldığı aracı satmasına rağmen, alıcı adına tescil yapılmamasından dolayı yeşil kartının iptal edildiğini bildirmesine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması için, hastalığa ilişkin muayene ve tedavi evrakı gösterilmek suretiyle ameliyatı yapan doktorun dinlenerek ameliyatın acil nitelikte olup olmadığının belirlenmesi ve olayda TCK’nun 25/2 maddesinin uygulama imkanının bulunup bulunmadığının tartışılması, sanığın suç tarihi itibariyle ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak yeşil kart alma şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.