Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14733 E. 2012/39598 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14733
KARAR NO : 2012/39598
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık, satmak veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müşteki …’ya kendisini başka bir isimle tanıtarak … Marketin et ihtiyaçlarını karşıladığını söyleyip, güven telkin ettiği, müştekiden hayvan alımı konusunda anlaştığı, daha sonra diğer müşteki …’in bulunduğu … Markete giderek kendisinde büyükbaş hayvan bulunduğunu satmak istediğini söyleyip satım konusunda anlaştıkları, müşteki …’nın 14 adet büyükbaş hayvanını … Mezbahanesine getirerek menşei şehadetnamelerini sanığa teslim ettiği, sanığın ise veteriner odasında şehadetnameleri müşteki …’e verip paraya acil ihtiyacı olduğunu söyleyip 17.000 TL’yi müştekiden alarak olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gerçekleşen eylemin, dolandırıcılığa suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin nitelendirmesi ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi mahkumiyet ilamının tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. paragrafın hükümden çıkartılarak yerine “sanık hakkında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 21/01/2002 tarih ve 2001/329, E., 2002/11 K. sayılı ilamı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” fıkrasının eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.