Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14809 E. 2012/39414 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14809
KARAR NO : 2012/39414
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik, sanık hakkında belirlenen 10 gün adli para cezasının TCK’nın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilmek suretiyle sanığın 200 TL adli para cezası yerine 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin yanına gelip ona bir deste para göstererek “oğlun …’e 50.00 TL borcum var, şu 100.00 TL’yi al, bana 50.00 TL geri ver” dediği, müştekinin de buna inanarak cüzdanını sanığa verdiği, sanığın cüzdanla biraz uğraştıktan sonra müştekiye geri verdiği, sanığın “ben …’i görürsem parayı veririm” diyerek müştekiye para vermeden olay yerinden ayrıldığı, sanığın cüzdanını kontrol etmeden cebine koyduğu, müştekinin daha sonra cüzdanına baktığında 2 adet 50.00 TL parasının yerinde olmadığını gördüğü, müştekinin sanığı fotoğrafta ve huzurda canlı olarak teşhis ettiği olayda,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın, müştekinin verdiği cüzdanı alarak içerisindeki parayı alması eyleminde, cüzdan içerisindeki paranın rıza dışı alınmış olması eyleminde hırsızlık suçunun oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-5237 sayılı Yasa’nın 53.maddesi 1.fıkrasının a,b,d,e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ,
2-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.