Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14916 E. 2012/42782 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14916
KARAR NO : 2012/42782
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut Olayda; katılan şirkette şöför olarak çalışan sanığa, Romanya’ya götürmek üzere teslim edilen yükle birlikte yol masrafı verildiği, sanığın aracı kapıkulede aracı terkedip yol masrafı olarak aldığı parayı da harcamak suretiyle haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası “suçun işleniş şekli“ nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 100 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1.bendindeki” 100 gün karşılığı adli para cezası yerine 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına”, ikinci fıkrasındaki “83 gün karşılığı adli para cezası yerine 1 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına”, üçüncü fıkrasındaki “1660.00 TL adli para cezası yerine 20.00-TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına”, ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 04.10.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Katılan şirkette şoför olarak çalışan sanık …’nın suç tarihinde şirket adına tescilli araç ile yüklenen yükü Romanya ülkesine götürmek için yola çıktığı, Kapıkule sınır kapısına vardığında şirket yetkilisi tanık …’e mesaj çekerek “…’a gideceğini aracın anahtarı ve evrak çantasını Kapıkule’de Fidan Markete bıraktığını” söylediği, aracın katılan şirkette çalışan başka bir şoför tarafından teslim alındığı, bu hususun tanık tarafından doğrulandığı, sanığın şirket yetkilisi tarafından yol masrafı olarak verilen paraları iade etmediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verildiği,
Sanığın aşamalardaki savunmasında olayı doğrulayıp, şirketten ayrılmak istediği için aracı Kapıkule’de bıraktığı, bu durumu şirket yetkilisi tanık …’e bildirdiğini söylemesi ve şirketten alacaklı olduğu için kendisine yol masrafı olarak verilen paraları iade etmediği ve yüklenen mallara hiçbir zarar vermediği savunması karşısında,
Sanığın şirketten alacaklı olup olmadığı aracın Kapıkule’ye kadar gidiş masrafları ve masrafların ne kadar oldukları, sanığın katılan şirkete ödemede bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; eksik incelemeye dayalı olarak verilen mahkumiyet kararının ONANMASINA dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.