Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15025 E. 2012/39642 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15025
KARAR NO : 2012/39642
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar başlığında “2006” olarak yazılmış olan suç tarihinin “05.02.1982 – 21.12.2005” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığa Emekli Sandığınca yetim aylığı bağlandığı, yetim aylığını almakta iken Emekli Sandığı iştirakçisi olarak … Doğum ve Kadın Hastalıkları Hastanesinde eczacılık kadrosunda emekli sandığında tabi olarak çalıştığı, sanığın yetim aylığının kesilmesi için emekli sandığına müracaat etmeyerek, 22.812.66 TL parayı haksız olarak alıp, kurumu zarara uğrattığından dolayı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın, katılan kuruma bağlı olarak çalıştığının kurumca bilinmesine rağmen katılan kurum tarafından yasal işlem yapmadığı ve aylık verilemeyeceğinin sanığa bildirilmediği gibi sanık kuruma verdiği dilekçelerde kuruma yönelik hileli bir davranış sergilemediği, gizlediği bir durum olmadığı, ayrıca aldığı haksız ödemeleride kuruma iade ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasının aksine sanığın atılı suçu bilerek işlediğine dair, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.