Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15128 E. 2012/40527 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15128
KARAR NO : 2012/40527
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; baba-oğul olan sanıklar … ile …’ın kimliği tespit edilemeyen üçüncü bir şahsa Ankara’ da mahalle muhtarı olan mağdurları telefon ile aratarak … Cezaevinden aradıklarını, hapishanede halı üzerine isim yazdıklarını, mahkumlara yardım amaçlı olarak böyle bir faaliyette bulunduklarını söyleterek sipariş aldıkları, halıları taksicilik yapan … ile … aracılığı ile mağdurlara teslim ederek halı bedellerini aldıkları, toplanan paraların sanık …’ a gönderildiği, bu şekilde mağdurlar … ve …’ den 80’er TL aldıkları, diğer mağdurlar …, … ve …’in ise ödemede bulunmadığı ve halıları almadıkları, olayın tümüyle hukuki ilişki kapsamında olduğu ve dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmediği anlaşıldığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.