YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15212
KARAR NO : 2012/40039
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa tayin olunan cezaların türü ve tutarı karşısında koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE, ve duruşmasız olarak yapılan incelemede,
Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 28.02.2006 olarak gösterilmesi gerektiği halde yanlış olarak yazılan 20.11.2003 tarihi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Sanığın babası olan …’ün 20.11.2003 tarihinde vefat etmesine rağmen,babasının vefatını kuruma bildirmeyerek,babasının sağlığında emekli maaşını alması için düzenlenen vekaletname ile 28.02.2006 tarihine kadar farklı zamanlarda 15.868.42 TL’yi çekerek kurumu zarara uğrattığı şeklindeki olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Mağdur kurumun zararı giderilmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki etkin pişmanlık sebebiyle bozma öneren düşünceyle iştirak edilmemiştir.
Eylem zincirleme biçimde gerçekleştiğinden, sanık hakkında TCK 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.