Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15317 E. 2012/40543 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15317
KARAR NO : 2012/40543
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, annesinin ölüm tarihi olan 28.03.1991’den sonra, bir şekilde sahte olarak düzenlenmesini sağladığı vekaletnameye istinaden annesine bağlanan dul aylığını almaya devam ettiği anlaşıldığından, eyleminin zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşu zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hüküm fıkrasında eylemin zincirleme şekilde işlenmesinden dolayı, 5237 sayılı TCK. yerine, 765 sayılı Kanun’un yazılmış olduğu görülmüş ise de; suç tarihi ve hükmün diğer maddeleri ile 765 sayılı TCK.nın 43. maddesi hükmü göz önünde bulundurulduğunda, bunun sehven yazıldığı ve
mahallinde düzeltilebileceği mümkün görüldüğünden, ayrıca 5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olduğu durumlarda, tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınarak artırım ve indirimlerin bunun üzerinden yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.