Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15565 E. 2012/41126 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15565
KARAR NO : 2012/41126
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda; Somut olayda,
1-Katılan ile aynı ortamda birlikte oturan sanığın, katılanın cep telefonunu aldıktan sonra kendi sim kartını taktığı, bir müddet oturduktan sonra “görüşme yapacağım” diyerek yanlarından ayrıldığı ve telefonu başka birisine satması eyleminin, hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeden, güveni kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı …un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 26.01.2010 tarih ve 16-3 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 234/2.maddesi uyarınca baro tarafından atanan vekillere ödenen ücretlerin, 5320 sayılı Kanunun 13/1 maddesinde değişiklik yapan 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/12/2006 tarihinden önce yapılan atama işlemleri yönünden yargılama giderlerine esas alınamayacağı gözetilmeden, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında bu tarihten önce atanan vekile ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.