Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15588 E. 2012/40968 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15588
KARAR NO : 2012/40968
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Suç Delillerini Yok Etme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …, … ve … hakkındaki suç delillerini yok etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında suç delillerini yok etme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanıkların kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkındaki dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıklardan …’in telefon görüşmesi yapan şikayetçinin yanına yaklaşıp, kendisini … olarak tanıtarak, daha önce sanık … ile birlikte kiraladığı aracında Laptop bilgisayar ve cep telefonu olduğunu almak isteyip istemediğini sorduğu, şikayetçinin parasının olmadığını söylemesi üzerine laptop bilgisayarla elinde bulunan cep telefonunu takas edebileceğini söylediği, bunun üzerine beraberce sanıkların birlikte kiraladığı ve sanık …’ın içinde beklemekte olduğu aracın yanına geldikleri, sanık …’in araçta bulunan bilgisayarı gösterdikten sonra tekrar araca geri koyarak, şikayetçide bulunan Nokia 6600 marka cep telefonunu bakmak bahanesiyle aldıktan sonra araca binerek uzaklaştıkları anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’ın, diğer sanık … ile önceden verdikleri karar doğrultusunda, yaptıkları plan ve … bölümü gereği suça doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında, TCK.nın 37/1.maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aynı kanunun 39.maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.