YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15618
KARAR NO : 2012/40928
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmada hazır bulunan sanıklara katılma talebine karşı diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmiş ise de aynı oturumda söz hakkı verilen sanıkların bu hususa ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları gibi, hükmü temyiz de etmedikleri anlaşılmakla tebliğnamedeki katılma kararından önce sanıklara diyeceklerinin sorulmaması nedeniyle CMK.nun 238/3 maddesine muhalefet edilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … , oğlu … ‘ı rahatsızlanması sebebiyle Emirgazi Merkez Sağlık Ocağına enjeksiyon yaptırmak amacıyla götürdüğü, ancak … ‘ın sosyal güvencesi bulunmaması sebebiyle diğer sanık …’ın oğlu olan … ‘a ait sağlık karnesi ile sağlık ocağına müracaatta bulunduğu sağlık karnesinin kontrol edilmesi sonucunda aynı kişiye ait olmadığının görevli hemşire tarafından tespit edildiği olayda hileli hareketin kandırmaya elverişli olmaması sebebiyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.