Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16043 E. 2012/42681 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16043
KARAR NO : 2012/42681
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, tapu kaydı fotokopisi ile sahibi olduğunu iddia ettiği ancak gerçekte bulunmayan taşınmazın satışı konusunda, verdiği ilan nedeniyle kendisi ile irtibata geçen katılan ile yaptığı görüşme sonucunda, arsanın 35.000 TL bedelle satışı ve paranın tapuda devir işlemlerinin yapılacağı gün ödenmesi konusunda anlaşarak … yerinden ayrıldığı, katılanın, tapu dairesinde söz konusu kayıtların kontrolünü sağlama imkanını ortadan kaldıracak şekilde, aynı gün mesai bitimi sonrası … yerine yeniden gelerek, ağlamaklı bir şekilde …’de hastası olduğunu ve acil paraya ihtiyacı bulunduğunu söyleyip katılandan para istediği, katılanın sanığın ibraz etmiş olduğu tapu kaydı fotokopisi ile nüfus cüzdanı fotokopisindeki kimlik bilgilerinin birbirini tutması üzerine güvenerek sanığa 23.000 TL ödeme yaptığı, sanığın da karşılığında 15.000 TL ve 8.000 TL bedelli iki ayrı bono imzalayarak katılana verdiği ve parayı alarak … yerinden ayrıldığı, devir işlemlerinin yapılması için belirlenen günde sanığın tapu dairesine gelmemesi üzerine katılanın sanığı aradığı, ancak katılanı sürekli oyalayarak ortadan kaybolduğu şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.