Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16064 E. 2012/41455 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16064
KARAR NO : 2012/41455
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklar … ve …’ın katılan …’e ait … plaka sayılı aracı satın almak istedikleri, yapılan pazarlık sonucunda anlaştıkları, ertesi gün notere gitmek üzere buluştukları, ancak sanık …’ın trafik kaydına bakacağını beyan ederek yanlarından ayrıldığı, katılan ile sanık …’in notere birlikte gittikleri, ancak …’in nüfus cüzdanının satış işlemi yapmaya yeterli olmaması nedeni ile Sanık …’ın eski eşi olan sanık …’yı alarak tekrar notere geldikleri ve devir işlemini …’nın üzerine yaptıkları, daha sonra emniyet müdürlüğünde olduğunu söyleyen sanık …’ı almak üzere hep birlikte Samsun Emniyet Müdürlüğüne gittikleri, telefonla sanık … ile görüşen katılanın …’ın imza atması gerektiğini söylemesi üzerine emniyet müdürlüğü binasına girmek istediği ancak mesai saatinin dolmuş olduğunun görevlilerce kendisine söylenmesi üzerine tekrar aracın yanına geldiğinde, aracın yerinde olmadığı ve sanıkların da olay mahallinden kaçtıklarını anladığı, olayın başlangıcından itibaren tüm sanıkların birlikte planlı bir şekilde hareket ettikleri ve çeşitli şekillerde katılanı oyalayarak aracın bedelini ödemeden kaçtıkları ve üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A) Sanıklar … ve …’ın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde ve fıkraları yerine TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanmasına hükmolunması,
2-Sanık …’ın CK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi ilamın hükme esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılamaya yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerin tekerrüre ilişkin fıkralarında yer alan “… sanık … hakkında” ibaresinden sonra gelmek üzere “adli sicil kaydındaki tekerrüre esas Çorum 1. Asliye Ceza mahkemesinin, 21.09.2004 tarih ve 2004/205 esas, 2004/859 karar sayılı ilamı nedeniyle” cümlesinin ve hükümlerin hak yoksunluğuna ilişkin fıkralarının sonuna 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının a.b.d.e bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesi 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık … Şahin hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.