YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16166
KARAR NO : 2012/41905
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların fikir ve irade birliği içinde hareketle,bir şirket vasıtasıyla araç kredisi almak konusunda anlaştıkları, bunun için … Otomotivden 15 araç alımında anlaşıp bunun için gereken 235.000. TL krediyi de … ve …”ın ilgileri olmadığı halde kendilerini … şirketinin ortağı gibi gösterip, buna dair vergi levhası, blanço bilgilerini sahte olarak düzenleyerek Alaattin”de kefil bankaya başvurdukları, bankaca yapılan araştırmada belgelerin şirketin gerçek kayıtlarıyla uyuşmadığının anlaşılıp olayın polise bildirilmesiyle sanıkların bankaya geldiklerinde önlem alan polis tarafından yakalanmaları şeklinde gerçekleştiği anlaşılan eylemlerinin, dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık Alaattin Taştan hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün ilk bendinde 600 gün karşılığı adli para cezası yerine, 5 gün karşılığı adli para cezası; ikinci bendinde 150 gün karşılığı adli para cezası yerine, 1 gün karşılığı adli para cezası; üçüncü bendinde,125 gün yerine 1 gün ve sonuçta 2500.00 TL yerine 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA.
2-Dolandırıcılığa teşebbüsten sanıklar,… … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazlarını reddine,
Ancak,
1-Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.