YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16172
KARAR NO : 2012/42043
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Bilecik il merkezinde beyaz eşya ticareti yapan mağdurun dükkanına gelip kombi satın almak istediğini, İstiklal Mahallesinde kuaför dükkanı işlettiğini, Bilecik il merkezinde oturduğunu söylediği, mağdurun sanığın inandırıcılığına kanarak para almadan fatura düzenlediği, sanığın kombiyi İnegöl’e kız kardeşine göndereceğini, kız kardeşinin oradan alacağını söylemesi üzerine, mağdurun kombiyi İnegöl otobüsüne yerleştirdiği, birlikte sanığın belirttiği ev adresine gitmek üzerelerken sanığın telefonla konuşup kendisinin de İnegöl’e gitmesi gerektiğini, saat 16:30 gibi kendi arabası ile döneceğini söylediği, mağdurun bu duruma ses çıkarmadığı, sanığın yola çıkmasının ardından durumdan şüphelenerek sanığın kuaför dükkanını araştıran mağdurun böyle bir kuaför dükkanı olmadığını anlayarak derhal
otobüs şoförüne ulaştığı ancak şoförden bahsi geçen şahsın yolda inerek kombiyi bir ticari taksiye aktararak gittiğini öğrendiği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.