YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16199
KARAR NO : 2012/41741
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimsei, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… adına kayıtlı olduğu iddia olunan otonun kardeşi sanık … tarafından oto galericiliği yapan katılanlara kız kardeşinin bilgi ve rızası varmış gibi satılıp ruhsatı ile birlikte teslim edilip bedelinin bir kısmının nakden, bir kısmının da banka havalesi yoluyla ödendiğinin iddia olunduğu somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi açısından, otomobilin suç tarihi itibariyle alım-satım değerinin tespiti, dosyada rastlanılamayan araca ait sahiplik bilgilerini havi belgelerin onaylı örneklerinin ilgili trafik tescil şubesinden getirtilmesi, soruşturma aşamasında ifadeleri alınan, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla beyanının alınması düşünülen ve fakat CMK.nın 206/3.maddesine uygun olarak dinlenilmesinden vazgeçilmeyen sanığın kız kardeşi … çağırılıp usulüne uygun biçimde beyanının alınmasından sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.