YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16419
KARAR NO : 2012/39905
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanığın müştekiden aldığı krom kazanlara karşılık verdiği çekin orjinal baskı olmayıp, sahte olarak tanzim edildiği ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması karşısında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekiden aldığı krom kazanlara karşılık sahte çek vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Ceza Genel Kurulu’nun 28/12/2004 gün, 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın bankanın maddi varlığından olan çek kullanarak müştekiyi dolandırmak suretiyle gerçekleştiği eyleminin, TCK’nun 158/1-f maddesinde öngörülen banka ve kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen, basit dolandırıcılıktan hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yapılan değişiklikle şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 2 Yıl ve daha az süreli hapis yada adli para cezalarını kapsayan 23/01/2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmıyacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.