YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17232
KARAR NO : 2012/43342
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, bankamatikten emekli aylığını çeken katılanın arkasından koşup, kendisini banka personeli olarak tanıtarak, bilgisayarda hata olduğunu, parayı yanlış aldığını, nüfus cüzdanının fotokopisini çektirip gelmesi gerektiğini söyleyerek elinden parasını aldığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında belirlenen 1 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında takdiri indirim yapılırken neticede 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken fazla ceza tayini ile 11 ay 24 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322. maddesine göre hüküm fıkrasından “11 ay 24 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “11 ay 20 gün” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.