YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17383
KARAR NO : 2012/43776
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müştekinin … Bankası Küçükevler şubesinde bulunan banka hesabına internet vasıtasıyla Kilis … Bankası şubesinden bilgisi dışında para havalesi yapıldığı ve aynı gün internet aracılığı ile bu hesaptan da … … adına Kemer … Bankası şubesine ve … … adına İstanbul Bakırköy Çarşı şubesine havaleler yapıldığı, … … adına Kemer … Bankası şubesine yapılan havalenin sanık tarafından çekildiği ve para havaleleri sonucu müştekinin hesabından 120 TL paranın bilgisi ve rızası dışında çekildiği anlaşılmasına göre, müştekiye yönelen hile oluşturacak nitelikte bir hareketin bulunmaması dolayısıyla dolandırıcılık suçunun unsurları gerçekleşmediği eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 142/2-e maddesi kapsamında kalan bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.