YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17425
KARAR NO : 2012/43610
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların olay günü Malatya Köy garajı yolu üzerinde daha önceden aralarında oyuna katacakları kişileri dolandırma kastıyla anlaşarak halk arasında 3 kağıt tabir edilen biri resimli, diğer ikisi boş olan iskambil kağıtlarından renkli olanı bulanın kazandığı oyunu oynattıkları, yolda gitmekte olan müştekiyi de “dayı sen de gel oyna, Allahını seversen” diyerek ikna edip oyuna katıp oynattıkları ve bu şekilde müştekinin 400 TL para kaybetmesine sebebiyet verdikleri, müştekinin dolandırıldığını anlayıp parasını istemesi üzerine sanıkların bir araba geldiğini bahane ederek hep birlikte kaçtıkları şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrir olan sanıkların hakkında TCK 58.maddesinin yanlış gerekçeyle uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.