Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17441 E. 2012/43831 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17441
KARAR NO : 2012/43831
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık,sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 saylı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318/1 ve 5271 sayılı CMK’nun 299.maddeleri uyarınca, tayin olunan cezanın nevi ve süresine göre reddine karar verilmekle yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, önceden tanıdığı tanık …’dan Beypazarı’nda yatırım yapacaklarını, Halk Bankası taşra şubesinde paraları olduğunu, paranın Ankara’ya transferi için yardımcı olmasını istemesi, adı geçen tanıkla Necatibey şube müdürünün yanına giderek Beypazarı şube müdürünü aratması, kendisini Beypazarı şube müdürüne “Gül” ismiyle; yanında bulunan ve hükmü temyiz etmeyen diğer sanık …’ı dayısı olarak tanıtması, bahsi geçen banka müdürüne Beypazarı ilçesinde yatırım yapacaklarını, dayısının taşra şubesindeki parasını şubelerine aktarmak istediklerini söylemesi, sanık …’ın kendi resmi yapıştırılmış olan … … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, … belgesi ve noter huzurunda düzenlenmiş imza beyannamesini bankaya vererek para transferi yapmaya çalışması, işlemler yapılırken meblağın yüksek olması nedeniyle evrakların Banka Genel Müdürlüğüne gönderilmesi ve karşı şubenin şüphesi üzerine suçun teşebbüs aşamasında kalması şeklinde gerçekleşen olayda “bankayı aracı kılarak dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.