Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17477 E. 2012/44213 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17477
KARAR NO : 2012/44213
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında belirlenen gün sayısı paraya çevrilirken sevk maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, ruhsat sahibi … olan ve … isimli kişinin oto galerisinde satılmak üzere bulunan … plaka sayılı Renault marka araçla,
kendisinin elinde bulunan ve başka yerden kiraladığı … marka aracı takas ettiği, elindeki kiralık aracı buraya bırakan sanığın, Renault marka aracı da kendisini Alaşehir ilçesinde Astsubay olarak tanıtıp 15/01/2006 tarihli satış sözleşmesi kapsamında müştekiye sattığı, müştekinin kaparo bedeli olarak 750.00 TL parayı sanığa verdiği, hafta sonu olması ve ruhsat sahibinin ertesi gün hazır edilmesi bahanesiyle sanığın aracı ve ruhsatı müştekide bırakarak olay yerinden uzaklaştığı, ertesi gün sanığın buluşma yerine gelmediği gibi telefonlarına da ulaşılamadığı, yapılan araştırmada, sanığın aslında başkasına ait olan aracı haksız olarak elinde bulundurup, satmaya hakkı varmış gibi davranıp hileli hareketlerle müştekiye verdiği ve müştekiden kaparo alarak haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.