YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17569
KARAR NO : 2012/45004
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
1995-2000 yılları arasında sanık … ve katılanın müşterek işyeri kurup … Şubesinde katılan adına hesap açtırdıkları,ancak ortaklığın 2001 yılında sona ermesine rağmen Sanık … ve oğlu olan sanık … tarafından kredi kartı harcamalarının bu hesaptan ödendiği ve yine hesaptan 9.500 TL para çekildiğinin iddia edildiği edildiği olayda, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ortaklığın bitiminden sonra müdahilin müşterek hesabı kapatmadığı ve kullanmaya devam ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.