Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17664 E. 2012/45154 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17664
KARAR NO : 2012/45154
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın cezaevinden çıktığı gün cezaevine giren katılanın aynı isimli oğlu … ile tanışarak sana avukat tutarım diyerek güven sağladığı, ertesi gün ailesinin evine telefon ederek katılana oğlunun yanından geldiğini, kendilerinden çamaşır istediğini söyleyerek adliyenin önünde buluştukları, burada katılana oğlunun arkadaşı olduğunu söyleyerek onun telefon numarasını gösteren sanığın kendilerine yardımcı olmak istediğini söyleyip, katılandan oğluna avukat tutacağını söyleyerek para aldığı, yine farklı zamanlarda katılan ile buluşup baş hekimi ayarladığını oğlunu hastaneye çıkarıp burada baktıracağını söyleyerek, tuttuğu avukat olarak tanıttığı şahıs ile katılanı cep telefonda konuşturup para istetmek suretiyle katılandan para alarak zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilen somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında katılanı tanımadığını ve kendisinden para almadığını belirtmesi
karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; katılan ve eşi tanık … ile sanığın aynı ortamda bulundurularak yüzleştirme işlemi yapılması, bunun mümkün olmaması halinde sanığın cepheden ve yandan çektirilecek fotoğrafları üzerinden usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyer hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.