YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17689
KARAR NO : 2012/45141
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; fikir ve eylem birliği içinde bulunan sanıklardan … ile ölümü nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen …ın oto pazarında aracını satan katılan ile pazarlık ettikleri, birlikte Murat’ın kardeşi olan sanık …’ın garson olarak çalıştığı cafeye gittikleri, cafenin kendilerine ait olduğunu, kasaplık ve canlı hayvan işi yaptıklarını söyledikleri, katılana kaparo vererek iki gün sonra buluşmak için sözleştikleri, belirledikleri günde müştekinin yanında eşi, oğlu ve tanık … ile birlikte sanıklar ile cafede tekrar buluştukları, paranın ödenmesini isteyen müştekiyi, bankada sıra olduğu, çekin bozdurulamadığı yönünde yalanlarla oyaladıkları, ek masraf çıkmaması için satış yerine vekaletname yapmalarını katılandan istedikleri, bankadaki işin öğleden sonraya kaldığını söyleyerek noterde sanık … adına satış vekaletnamesi çıkardıkları, katılanın parayı almaması nedeniyle vekaletnameyi sanıklara vermediği, tekrar cafeye döndükleri,
…ın borç sorgulaması yaptıracağını söyleyip ruhsatı katılandan alıp ayrıldığı, diğer sanık …’nun ise aracı sanayide göstereceğini söyleyerek katılanın oğlu olan tanık Murat Kabadayı ile birlikte sanayiye gittikleri, sonrasında sanık …’nun diğerlerinin bankada olduğunu aracı park edeceğini söyleyerek tanık Murat’ı araçtan indirdiği ve otoparkın arka kapısından kaçtığı, beklemesine rağmen sanık …’nun geri dönmediğini ve arka kapıdan çıktığını anlayan tanık Murat’ın babasının yanına giderek durumu anlattığı, sanıkların vekaletname çıkardıkları notere giderek suret çıkarmadan önceki vekaletnameye dayalı olarak sanık …’nun üzerine satış işlemini gerçekleştirdikleri, bir gün sonrada … ilinde tescil işlemlerini yaptırdıkları olayda; sanıkların eyleminin iştirak halinde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.