Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17757 E. 2012/45333 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17757
KARAR NO : 2012/45333
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde müştekinin … ilinden … iline gittiği, … çıkışında kırmızı ışıkta durduğu sırada sanığın müştekinin yanına gelerek kendisini komiser olarak tanıtıp adının Aykut olduğunu söyleyerek ileride bırakmasını istediği, bunun üzerine müştekinin sanığı aracına aldığı, sanığın yolda gördüğü polis ekibine el sallayarak müştekide güven telkin ettiği, seyir halinde iken sanığın yed-i emin deposundan ucuz cep telefonu alacağını eğer isterse müştekiye de alabileceğini beyan ettiği, teklifi kabul eden müştekinin sanık ile birlikte …’e geldiği ve Bornova’da bulunan … Bankası’na ait ATM cihazından 500 TL çektiği ve sanığa verdiği, sanığın çift kameralı Nokia marka telefon alacağını ve kendisini beklemesini söyleyerek müştekinin yanından ayrıldığı ancak geri gelmediği, müştekinin sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Müştekinin sanığı Emniyet Müdürlüğündeki kayıtlardaki fotoğraflarından teşhis etmiş olması ve sanığın olay tarihinde Yazaki Otomotiv Yansanayi ve Tic. A.Ş.de çalıştığını savunup suç tarihi ve saatinde işte olduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın müştekiye verdiği 0538 876 53 24 ve 0505 497 36 25 telefon numaralarının kimin adına kayıtlı bulunduğu araştırılmadan, … Bankası Bornova Şubesi tarafından tutulan kamera kayıtlarındaki görüntüler müştekiye gösterilmeden ve müşteki ile sanığın mahkemede yüzleştirilerek mağduru dolandıran şahsın sanık olduğunu kesin olarak belirlemesi, bu mümkün olmadığı taktirde sanığın teşhise elverişli yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek müştekinin kesin teşhisinin sağlanmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Kabule göre de,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması;
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.