Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17804 E. 2012/45226 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17804
KARAR NO : 2012/45226
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin 20/09/2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, çalıştığı otelde müşteri olarak kalan sanığın, … Tv’de çalıştığını, çevresinin olduğunu, … Bakanlığı’nda … bulacağını söyleyip katılandan işe giriş için gerekli olan belgeler ile değişik tarihlerde toplam 500,00 TL parasını almak şeklinde gerçekleşen eyleminin sübut bulduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçun değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme biçimde gerçekleştiği ve suç tarihinin zincirlemenin bittiği 20/09/2005 olduğu ve buna göre de 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesine göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.