Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17839 E. 2012/46007 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17839
KARAR NO : 2012/46007
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, ilk siparişi teslim aldıktan sonra, ertesi gün benzer hileli yöntem kullanarak telefon kontörleri yüklenmesini de sağlayarak haksız yarar edindiği iddia ve kabul olunmasına ve adli sicil kaydında bulunan sabıkasına göre; hakkında TCK’nın 43. ve 58.maddelerinin uygulanmaması isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayn özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdurenin işlettiği marketi telefon ile arayıp, kendisini oraya yakın yerde oturan ve mağdure tarafından bilinen Av. … olarak tanıtıp …’da bulunduğunu, evin bazı ihtiyaçları olduğunu belirtip sipariş verilmesi, mağdurenin verilen siparişi hazırlayıp küçük kızı ile adrese göndermesi, bina önünde beklenilerek siparişin teslim alınması, aynı gün ve ertesi gün de marketin aranarak bu kez telefon kontörü yüklenmesinin sağlanması şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suçun oluşmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.