Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17994 E. 2013/535 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17994
KARAR NO : 2013/535
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Bankanın Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdurun adı … Bedrikoğlu olduğu halde gerekçeli karar başlığında … olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen … isimli bir şahısla parke alım satım işi yapan mağdurun işyerine gelip, Alanyada ev yaptırdıklarını, evin bitme aşamasına geldiğini laminant parke gerektiğini söyleyip 268 metrekare parke alıp karşılığında … isimli şahsın ciro ettiği Halkbank’a ait 30.07.2005 keşide tarihli 4000 TL bedelli sahte çeki verdikleri, bir hafta sonra yine mağdurun işyerine gelip aldıkları parkenin yetmediğini söyleyip 301 metrekarelik parke daha satın alıp sanığın ciro ettiği Halkbank’a ait 01.08.2005 keşide tarihli 4100 TL bedelli sahte çeki verdikleri olayda, mahkemenin resmi belgede sahtecilik ve bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer C.savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle,mağdurdan, 16.7.2005 ve 23.7.2005 tarihlerinde olmak üzere iki ayrı sahte çek ile ayrı ayrı birden fazla kez menfaat temin edilmesi karşısında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
3-Belgede sahtecilik suçlarında adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.