YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18279
KARAR NO : 2013/1601
KARAR TARİHİ : 30.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in müştekinin evine gelerek müştekiye kendilerinden ürün aldığı takdirde çekilişe katılarak hediye kazanacağını söylediği, müştekinin fön makinası almayı kabul ettiği,bunun üzerine çekilişten gümüş tepsi kazandığını söyleyip ürünleri gatirmek üzere ayrıldığı, bir süre sonra diğer sanık …’nın gelerek kendisini sanık …’in müdürü olarak tanıttığı,çekilişten kazandığı gümüş tepsinin kalmadığını onun yerine bilgisayar vereceklerini ancak vergisi olan 400 TL’yi peşin almaları gerektiğini söyleyerek müştekiden 400 TL bilgisayar vergisi için 80 TL fön makinası için aldığı müştekinin sanıktan kimliğini istediğinde kaçarak uzaklaştığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1,168/1, 52/2.maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 33 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı yasanın 168/1.maddesi gereğince cezalarından 2/3 oranında indirim yapılarak sanıkların 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.