Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18291 E. 2013/1714 K. 31.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18291
KARAR NO : 2013/1714
KARAR TARİHİ : 31.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Temyize gelmeyen sanıklardan …’in daha önceden tanıdığı müştekiyi telefon ile arayarak arkadaşında Osmanlı altını olduğunu, satmak istediğini söylemesi üzerine müştekinin altınları almak amacı ile arkadaşı olan tanık … ile birlikte …’e geldiği ve … ile buluştukları, buluşmaya Bekir’in yanında … ve sanık … ‘in de geldikleri sanık …’nun müştekiye ne kadar parasının olduğunu sorduğun da müştekinin 9.000 Euro ve 5.000 TL olduğunu söylemesi üzerine 4 kg altın almak üzere anlaştıkları ,sanık … ‘nun müştekiye 4 kilo sahte altını vererek 9.000 Euro ve 5.000 TL’yi müştekiden aldığı, parayı verdikten sonra altınların bulunduğu poşete bakmak isteyen müştekinin annesine ”hadi hadi ,polis gelir ” diyerek poşeti açmasına izin vermeden olay yerinden ayrıldıkları,daha sonra sanık …’nun evine giderek parayı aralarında bölüştükleri , müştekinin memleketine dönerken altınlardan şüphelenip kuyumcuya göstermesi üzerine sahte olduklarının anlaşıldığı olayda, sanığın ekonomik değeri bulunmayan malzemeleri altın olduğunu söyleyerek müştekiyi kandırmak sureti ile karşılığında 9.000 Euro ve 5.000 TL almak şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.