YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18397
KARAR NO : 2013/2224
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 25/2.maddesinde, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, somut olayda, sanık …’in kendisini ziyarete gelen ve hiçbir sağlık güvencesi bulunmayan eltisi … ‘in kanser olması nedeniyle rahatsızlanması üzerine, sanığın kendine ait sağlık karnesini kullanarak eltisi …’yi Ankara Numune Devlet Hastanesine tedavi için götürüp kaydını yaptırdığı, sanığın eltisi olan …’ninde 19.07.2006 tarihinde hastanede tedavisi devam ederken kanser olması nedeniyle vefat ettiği anlaşılmakla; sanığın, eltisinin acil müdahale gerektiren sağlık durumu nedeniyle kendisine ait sağlık karnesini kullandığı eylemde, TCK’nın 25/2 maddesinin koşullarının oluştuğu, bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 223/3-b maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.