Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18504 E. 2013/2156 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18504
KARAR NO : 2013/2156
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kendisini … isminde tanıtıp, katılan …’in yanına gittiği, kapıcı arandığını söyleyerek, bu konuda iş arayan ve kapıcılık yapmayı kabul eden … ile diğer katılanı kandırarak Bostancı’ya gideceklerini söyleyerek katılanları önce Kadıköy’e getirdiği, orada bir telefoncu dükkanını göstererek bu işyerinin kendisine ait olduğunu söylediği, ellerindeki telefonlara kontör yükleyeceğini de belirterek …’in Nokia 6600 marka telefonunu ve …’ın Nokia 3310 marka telefonunu aldığı, girdiği dükkandan katılanlara görünmeden çıkarak gittiği, telefonların iade edilmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın katılanlara ait cep telefonlarını kontör yükleyeceğini belirterek aynı anda alması nedeniyle, eylemin zincirleme şeklinde gerçekleştiği bu nedenle 5237 Sayılı TCK 157/1 ve 43/2 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı suç kabul edilerek fazla ceza tayini,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.