YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18521
KARAR NO : 2013/2324
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası sonucu verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kendisi katılana Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda ait komisyonda görevli olarak tanıtıp, bu müsteşarlıktan teşvik belgesi çıkararak katılanın şirketine kredi çıkaracağını söyleyerek haksız menfaat temin ettiği olayda; TCK.nun 158/1-j maddesinde öngörülen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenen dolandırıcılık suçunda hilenin banka veya diğer kredi kurumlarına yönelmesi gerekmekte olup, somut olayda sanığın Hazine ve Dış Müsteşarlığı Teşvikler Genel Müdürlüğünde komisyon üyesi olduğunu belirtip, katılanı hileli hareketlerle kandırarak işletmesi için hazineden kredi çıkartacağından bahisle Hazine Müsteşarlığına ait bazı belgeleri de kullanmak suretiyle dolandırdığının anlaşılması karşısında, eylemin aynı Kanunun 158/1-d maddesindeki kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.