YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18592
KARAR NO : 2013/2526
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılanın yönetim kurulu başkanı olduğu şirkette satış elemanı olarak çalıştığı dönemde, il dışında çeşitli firmalara dağıtımını yaptığı malların parasını şirket adına aldığı, ancak şirkete vermeyip kendisine mal edilmek sureti hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işediği iddia olunan olayda,
Sanığın çalıştığı firmaya ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sanık uhdesinde şirkete vermesi gereken tahsilatın kalıp kalmadığı tespit olunduktan ve sanığın borçlu olarak gözüktüğü 15.09.2005 tanzim tarihli senedin düzenlenme sebebi de belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmaya istinaden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk
bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı davranılması,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.